• DOLAR
    3,4982
    % -0,13
  • EURO
    4,1826
    % -0,07
  • ALTIN
    145,9520
    % 0,50
  • BIST
    104.123
    % 0,12
Lohusalık da Hamilelik Kadar Önemli

Lohusalık da Hamilelik Kadar Önemli

Lohusalık da Hamilelik Kadar Önemli

Uzun gebelik süreci sonlanıp aile bebeğine kavuştuğunda, bütün ilgi bebek üzerine yoğunlaşıyor. Doğum yapmış ve aslında son derece yıpranmış durumda olan anne ise çoğu zaman yeterli bakımı alamıyor. Oysa hamilelik ne kadar önemli ise, anne ve bebek sağlığı için lohusalık da o kadar önemli.

Doğum yapan annelerin –süt veriyor olsun ya da olmasın- yeterli uyku, yeterli dinlenme ve yeterli beslenmesi gerekiyor. Bebeğin 2 saatte bir emzirildiği dönemlerin aralarında annenin de dinlenebilmesi lazım. Bunun için annenin çevresindekilerin yardımı çok önemli.

İlk günlerde gelen süte Anadolu’da ağız, tıbbi literatürde ise kolostrum diyoruz. Bu süt çok kıymetli. İçinde bebeği enfeksiyonlardan koruyan antikorlar, interlökin-6 gibi önemli koruyucular var. Annenin ilk 3-4 gün ağız denilen ve daha sarı renkteki bu sütü bebeğe vermesi için çaba göstermek lazım. Süt gelmiyor diye hemen pes etmemeli. Eğer gerçekten gelmiyorsa da bebeğe mama desteği sağlanmalı.

 

Emzirme devam ederken meme ucunun bakımı önemli. Meme ucu her emzirmeden sonra epitelizan kremlerle desteklenmeli. Böylece çatlaklar derinleşmeden, meme enfeksiyonu gelişmeden önlem alınabilir.

Eğer hanımefendi ölü doğum yapmışsa, ya da bebeğini emzirmemesi gereken bir durum varsa, memeden süt akımını durdurmak için sıkı bandaj ve soğuk uygulama gerekir. Aksi taktirde memede biriken süt, ateşe ve enfeksiyona neden oluyor.

Doğum sonrası ilk günlerde kanlı, sonra rengi sararan, sonra beyazlaşan bir akıntı oluyor. Bu normal. Eğer lohusalık akıntısı çok kötü kokulu ise bu anormaldir ve mutlaka kadın doğum doktorunuza görünmeniz gerekir. Önemli sorunlara işaret ediyor.

Sezaryenle doğum yapıldıysa, sezaryen insizyonunun bakımı için ilk günlerde pansuman gerekebilir. Doğum vajinal olduysa ve dikişler varsa, genital bölgenin bakımı, yara iyileşmesinin hızlandırılması ve enfeksiyondan korunma için antiseptik solüsyonlar, ılık oturma banyoları, kabızlığın önlenmesi gerekir.

Bir diğer önemli konu annenin psikolojisi. Bir çok kadın, doğumdan sonra plasenta ayrılınca oluşan hormonal çekilmeler etkisi ile hafif bir melankoli yaşar. Bu genelde 5-7 gün içinde geçer. Ancak kimi zaman doğum sonu depresyonu dediğimiz, daha ağır bir psikolojik tablo oluşabiliyor.

Çoğu anne kendisindeki depresif belirtileri, etraftan çekindiği için gizlemeye çalışır. Öyle ya, çocuk sahibi olmuş bir kadın neden depresyona girsin ki! Evet toplumun düz mantığı böyle çalışsa da tıbbi olaylar tabii ki böyle işlemez.

Doğum sonu depresyonu, hamilelik öncesi depresyonu olan kadınlarda daha sık görülüyor. Buna karşı en iyi önlem, başta baba olmak üzere annenin etrafındaki tüm kişilerin, anneye şefkatle ve destekleyici yaklaşmalarıdır. Doğum sonrası ilk günler bu destekleyici ortam kurulursa, çoğunlukla anne bu melankolik hali tıbbi bir yardım almasına gerek kalmadan atlatabiliyor.

Yine de lohusa kadında, sürekli içe kapanık bir ruh hali, hareket etmeye, yemeye, iletişim kurmaya ve  uykuya isteksizlik varsa mutlaka psikiyatriye başvurmak gerekiyor.

Lohusaların iyi beslenmesi ve yeterli sıvı alımı gerekiyor. Ek olarak D vitamini ve kalsiyum desteği çok faydalı. Süt veren annelerde oluşabilen kemik erimesine karşı koruma sağlıyor.

Yeni doğum yapmış bir anne ideal olarak en az 1 yıl korunmalı. Bebeğiyle ilgilenebilmesi ve bedenini toparlanması için bu sürede etkili koruma yöntemleri kullanılmalı. Süt verirken her yöntem kullanılamıyor. Mesela kombine doğum kontrol hapları süt veren annelerde uygun değil. Kondom, spiral, üç aylık hormon iğneleri ya da yalnızca progesteron içeren yöntemlerin kullanımı uygun. Bunlar sütün miktarına ve kalitesine olumsuz etki yapmıyor.

Hepimize sağlıklı günler dilerim.

Doç. Dr. Yavuz ŞİMŞEK

Bilgi ve iletişim: www.dryavuzsimsek.com

YAZAR HAKKINDA

Hürriyet Kadın Hürriyet Kadın Hürriyettir Kadın, Kadın Hürriyettir.
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. Evet bu dönemde erkekler eşlerine destek olmalı ve birtakım hurafe inanışlar(al basması gibi) karşısında anneye bunların tıbbi açıklamaları anlatılmalı

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*